Skip to main content

Aralık 2007

Geriye Dönüş

Geçmişten örnek almak ve konuşurken geçmişi baz almak, beni tatmin eder. Çünkü ben “Tarih tekerrürden ibarettir.” sözüne gerçekten inanan ve çevremi incelediğimde bu sözün gerçel kırıntılarına rastlayan bir insanım. Siz de emin olun ki bu sözü düşünerek haberleri izlediğinizde, bunu düşünerek yaşadığınızda veya bir tarih kitabı okuduğunuzda sizde farkedeceksiniz. İnsanlık farklı evrelerden geçer belki aynı belki farklı nedenlerle toplu bir çöküş yaşar bazen de ulusal bir çöküş. Şimdi Türkiye bir çöküşün eşiğinde, evet Türkiye ulusal bir çöküşün eşiğinde. Türkiye Osmanlı gibi bir düşüş yaşıyor.

Boş Kasım

Son 2 haftadır dillerdeydi; 5 Kasım, 5 Kasım, 5 Kasım...

Tüm Dünya'nın ve normal olarak en çok Türk medyasının gündemindeydi. Her manşetin ucu mutlaka 5 Kasım'daki Erdoğan-Bush görüşmesine dayanıyordu. Pek muhterem(!) Başbakan da söyledi her şeyin 5 Kasım'a bağlı olduğunu. Buradan gayet net anlaşılıyor ki Türkiye'nin egemenliğini, bölünmez bütünlüğünü korumak; bölücü terör örgütü PKK'ya lojistik ve mühimmat desteği veren müttefikimiz(!) ABD'ye bağlı durumda.

Normalde olmaması gereken biçimde bunun ABD'ye bağlı olduğunu kabullendi halk, en güçlü silahla tabii ki; medya. Bu nedenle de ABD'nin ağızından izin çıkmasını bekler konuma getirildi. Bu Türkiye'miz için gerçekten çok üzücü. Ülke bütünlüğünü korumak amacıyla yapılması zorunlu bir harekatın gerçekleştirilebilmesi için ABD'den izin beklenmesi...

Erdoğan, iktidarı süresince Türkiye'nin siyasi gücünü, otoritesini ve saygınlığını dibe vurdurdu.

Uyuyan Güzel

Uyuyan güzel Türkiye'm, uyutan ise belli! Çalışkan(!) medyamız. Doğan imparatorluğu!

Sadece Aydın Doğan'a yüklenmek saçma değil mi? Doğan ve diğerleri daha doğru bir söylem.

Birkaç yayın organı dışında, evet sadece birkaç yayın organı dışında tüm medyanın bir amacı veya bir çıkarı var.

Küreselleşmenin sonucu olarak artık ne uzun menzilli silahlar, ne de casus uçaklar bu kadar tehlikeli.

Artık tehlike uzun bir zamana yayıldı. Ve kurtulmanın tek yolu halkın aydınlanması. Farkına varması.

Ordumuza hep güvendiğimi söylemiştim. Ama şaşırıyorum, Doğan medyasına güvenemiyorum. Yine kandırıldık mı acaba. Düşünmesi, inanması belki zor ama bu bir olasılık. Hatırlarsınız yaklaşık 15 vatan evladını kaybettiğimiz günü. Halk sokaklara dökülmüştü, halk ayaklanmıştı. Ordumuza sesleniyordu, durdurulmasını istiyordu bu terörün.

Belki herşey halkı susturmak içindi. Genelkurmay başkanımız Büyükanıt Paşa'da halkı sakinleştirmek istemiş olabilir.