Kullanıcı Girişi
Önemli Uyarı
Politika Dergisi İnternet Sitesi en iyi aşağıdaki tarayıcılarda çalışır. Belirtilen link üzerine gelip lütfen tarayıcılardan birisini indiriniz ve bu tarayıcı ile sitemizi ziyaret ediniz:
Son Sayımız

Oku / İndir / Tüm Sayılar
Politika Dergisi Bülteni
Blog Listing
İçerik Kategorileri
- Bilim/Kuramsal (36)
- E-Dergi Yazıları (47)
- Dış Siyasa (91)
- Eko-Finans (6)
- Eko-Politik (38)
- Güncel (199)
- İç Siyasa (222)
- Kültür/Sanat (98)
- Tarih (42)
- Terör (26)
- Toplumsal (88)
- Diğer (10)
Anket
Okur Temsilcisi
Yazını Yaz, Yazar Ol!
Mustafa Yurtkuran

Mustafa Yurtkuran hakkındaki düşüncelerinizi buraya tıklayarak yazın, kendisine ulaştıralım.
Günün Popüler İçeriği
Yeni Kayıtlı Okurlar
Arşiv
- Eylül 2010 (13)
- Ağustos 2010 (122)
- Temmuz 2010 (133)
- Haziran 2010 (165)
- Mayıs 2010 (108)
- Nisan 2010 (67)
- Mart 2010 (64)
- Şubat 2010 (64)
- Ocak 2010 (76)
- Aralık 2009 (37)
Yönetmek için Politik Ol!

Politizasyonu Destekliyoruz.
Apolitik Kalmayın!


Daha önce, Türkiye’nin gericileşme sürecini, tarikat yapılanmasını ve bu yapılanmanın ABD ile olan organik bağlantısını somutlamaya çalışan ve Türkiye’deki gericileştirme operasyonunun nasıl durdurulabileceğine dair çözüm önerisi sunan “EMPERYALİZM, DİNCİ GERİCİLİK, TÜRKİYE VE ÇÖZÜM” başlıklı bir yazı yayınladık. Bugün de, meseleyi tamamlaması açısından, Türkiye’nin gericileştirilmesi operasyonunun ekonomik dayanaklarının ve gelişmesinin genel bir çerçevesini çizmeye çalışacağız. 





İnsanlar hayatları boyunca birilerine hayatlarını etkileyecek kararları verme fırsatı bulur. Buna ailesinde başlar, arkadaşları, öğretmeni, sevgilisi, patronu, siyasetçisi derken, insanlar kendi kararlarını veremez duruma gelirler. Artık o kadar etkilenirler ki çevrelerindeki insanlardan, ERİCH FROMM’un Hürriyet’ten Kaçış isimli eserinde dediği gibi “insanlar aslında yaptıklarını kendi kararları zannederler, ancak o kararlar çevreden söylenen sözlerle verilir.” Evet, işin özünde de bu durum böyledir. İnsanların büyük çoğunluğu kendi kararlarını kendileri veremez. Çünkü bu durumun farkına varamamışlardır. Ancak bazı insanlar bunun farkına varırlar ve o andan itibaren kendi kararlarını vermeye başlarlar. İşte o zaman gerçekten birey olurlar.
Basit, sade, gösterişsiz yaşayan bir halkız biz.
1) İslami bir devletin üç temel bileşeni vardır: Müslüman bir topluluk yani ümmet, İslami hukuk yani şeriat ve ümmetin liderliği yani hilafet. Bu açıdan bakıldığında Osmanlı bir din devletiydi. Ulusal duyguları unutturulmuş, ümmet haline sokulmuş bir halk topluluğu, kadıların yönettiği bir yargı sistemi ve aynı zamanda saltanatı da elinde bulunduran bir halife mevcuttu. Aslında bütün hikaye de, yıkılmış olmasına rağmen, Osmanlı İmparatorluğu’nun bu gerici ve yarı – feodal yapısının, genetik anlamda öyle çok büyük bir dönüşüme uğramadan ve hatta neredeyse hiç değişmeden, yeni kurulmaya çalışılan genç Cumhuriyet’e aktarılması noktasında başlamıştır. Osmanlı yarı-feodalizminin ve gerici dokusunun en son evrilmesi genç Türkiye Cumhuriyeti’ne doğru gerçekleşmiştir.
PKK eylem planlarını ve zamanlamasını kim yapıyor?
Kılıçdaroğlu’nun Tunceli’de dile getirdiği “genel af” açıklamasının, sadece bölgede oy toplamak amacıyla yapıldığını düşünmek aymazlık olur. Kılıçdaroğlu bir projedeki görevinin gereklerini yapmaktadır. Atılan bütün adımlar, planlı ve hesaplıdır. Şimdi bu planı ve ardındaki ince hesapları irdeleyelim.
Severdik oysa kendisini. Gerçekten severdik.
Mustafa Kemal Atatürk, büyük devlet adamı olarak iç politikaya olduğu kadar, dış politikaya da fikir ve düşünceleri ile yön vermiştir.Mustafa Kemal Atatürk’ün uyguladığı dış politika,milli siyasete dayanmaktadır.Milli siyasetin yanı sıra,yer alan diğer ilkeler milli siyaseti bütünlemektedir.
On iki yaşıma girmek üzereydim.

.jpg)

