Kullanıcı girişi
Son Sayımız

Oku / İndir / Tüm Sayılar
Yazını Yaz, Yazar Ol!
Mustafa Yurtkuran

Mustafa Yurtkuran hakkındaki düşüncelerinizi buraya tıklayarak yazın, kendisine ulaştıralım.
Günün Popüler İçeriği
Anket
Yeni Kayıtlı Okurlar
- ROMİ07
- zehram90
- temponejat
- vicon628
- burcuçomü
Arşiv
- Mart 2010 (24)
- Şubat 2010 (64)
- Ocak 2010 (77)
- Aralık 2009 (37)
- Kasım 2009 (52)
- Ekim 2009 (46)
- Eylül 2009 (35)
- Ağustos 2009 (26)
- Temmuz 2009 (39)
- Haziran 2009 (61)
Yönetmek için Politik Ol!

Politizasyonu Destekliyoruz.
Apolitik Kalmayın!








Dünyanın her yerinde ağır sonuçlara ulaşan ekonomik krizin ardından Türkiye bundan payını almak ile birlikte yaşadığı iç iktidar mücadeleleriyle de halkını canından bezdirmiştir. İç iktidar savaşının dışsal bir yanı olduğunu ve ikisini birlikte değerlendirmemiz gerektiğini daha önceki yazımda belirtmiştim; ancak bu noktada iktidar savaşının taraflarını sorgulamak gerekir. En kaba şekilde, iki tarafın devletin resmi organları arasında ortaya çıktığını biliyoruz. Yüksek komutanlık ve yüksek yargının bir tarafında yer aldığı mücadelenin diğer tarafında hükümet yer almaktadır. Biraz daha kategorize etmeyi denediğimizde, hükümetin Nur cemaati ve Nakşibendî tarikatıyla olan iç içeliğinden dolayı cemaat ve tarikatların iktidar savaşında hükümet kanadı için önemli bir cephe oluşturduklarını görüyoruz. Gelelim burada bizi ilgilendiren asıl meseleye.
8 Mart Emekçi Kadınlar Günü için, tüm kadınlarımıza ithaf ediyorum.
Yıldırım Operasyonu” çerçevesinde Fransa’ya giren Alman panzerleri, Fransa’da konuşlanmış yarım milyonluk İngiliz ordusunu Dunkirk kıyılarında sıkıştırmış ve abluka altına almıştı. Deniz ile devasa Alman ordusu arasında sıkışıp kalan İngiliz ordusu için Hitler, bir türlü “imha et” emrini vermiyordu. Birkaç gün sonra Alman Hava Kuvvetleri’nin ufak hava bombardımanları başlasa da, kötüleşen hava şartları sebebiyle bu harekâtlar da duracaktı. Birçok akademisyene göre Dünya Savaşı boyunca Alman ordularının sıcak temas kurduğu en büyük İngiliz armadası olan bu ordu, müttefiklerin kurnaz bir planı ile ve Hitler’in zamanı kullanamaması sonucu Dunkirk’ten kurtulmuştu. Dunkirk civarındaki müttefiklere ait tüm gemiler (teknelerden gezi gemilerine dek), kıyılarda bekleyen 500 bin kadar İngiliz askerini sadece 2 haftada kaçırmayı başarmışlardı. Hitler, ırk çizelgesinde Almanlar ile beraber zirveyi paylaşan İngilizlerle anlaşma yapmaya çalışmış, İngiliz hükümetinin ince diplomasisi sayesinde İngiliz ordusunu kurtaran bu zamanını kaybetmiş, İngiltere’de askerlerini kurtarmak için zaman kazanmıştır.
Turkuaz Konseyi’nin Şubat 2010 Toplantısında “Mustafa Kemal devrimlerinin etnik temelli bir ülke olma hedefi” olarak değerlendiren
Birkaç gün önce Başbakan Tayyip Erdoğan medya patronlarına seslendi: “Karışamıyorum diyemezsin, senden maaş alıyorsa karışacaksın, o köşe yazarıdır, nasıl yaparım diyemezsin; karışacaksın.” Bu sözleri Tayyip Erdoğan'dan bu denli açık olarak daha önce duymamıştık; acaba bunun sebebi İlker Başbuğ, Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül arasındaki üçlü zirve midir? Çünkü üçlü zirvenin ertesinde iktidar odakları seslerini daha çok ve baskıcı biçimde duyurur hale geldi. Öyleyse aklımıza bir soru geliyor, tıpkı Dolmabahçe görüşmesinden sonra Yaşar Büyükanıt'ın susuşu ve iktidardakilerin kendi çiftliklerinde gibi hareket etmelerine benzer bir durum mu oluşmuştur bir kez daha? Bunu zaman gösterecek.
Özgür, hak sahibi, onurlu…
“Dikkatli olmalıyız. Erken harekete geçersek, tepemize binerler. Durmadan hazırlanmalıyız. Zamanı gelince, uygun boşluk bulunca maratona geçeriz. Devlet memuru arkadaşlarımız kahramanlık yapamazlar. Erken vuruş yaparlarsa dünya başlarını ezer. Bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephenize çekeceğiniz ana kadar her adım erken sayılır.”
“Halkın % 90’ı Müslüman”; Başbakan ve birçok iktidar partisi milletvekilinin ısrarla her fırsatta söylemek zorunda olduğu cümle.
.jpg)

