Skip to main content

Ekim 2007

Pakistan ve Laiklik ?..

Pakistan ve laiklik kelimelerini yan yana getirmek size çok saçma gelebilir. Ama unutmayın ki rakamlar, istatistikler yalan söylemez.

2002'de Pew adlı bir şirketin yaptığı araştırmaya göre Türkiye'de din ve devlet işlerinin ayrı olması taraftarı olan yani laik devlet taraftarı olan insan oranı yüzde 73'tü. Bu oran bu kadar şeyler atlatmış bir devlet için “idare eder” şeklinde nitelendirilebilirdi. Ancak bu sene yapılan ankette sonuç çarpıcı, Türkiye'de laiklerin oranı yüzde 55'e geriledi. Ama bundan daha yürek burkanı var. Bizim hep İslami bir devlet olarak bildiğimiz Pakistan'da laiklerin oranı neredeyse bizimkiyle aynı, yüzde 48. Beş sene önceki araştırmada ise yüzde 33'tü. Yani yüzde 15'lik bir artış var. Bu herşeyi ortaya koyuyor. AKP'nin başarılı olduğunu ve Bush'un Amerika'da ellerini sıvazladığını anlayabiliyoruz bu araştırmadan.

Yeni Devir

Yeni bir devir mi başlıyor Irak Arenası'nda yoksa ölü deriden mi arınıyor Irak?

ABD ufak bir eleme mi yapıyor?

PKK ile işi bitti mi?

Bittiyse neden PKK'yı silip süpürmek gibi onur verici bir şeyi AKP'ye yaptırsın?

Adam zeki, daha oyun bitmedi. Sadece bir aşama sonlandı. Gelecek aşamalar cephelerde olmayacak AKP ile halledilecek. Bunun için AKP'nin kahraman olması lazım, ABD'den çok. Çünkü ABD'nin Türkiye'deki imajını temizlemekten çok daha önemli işleri var.

Önceki yazılarımdan birinde belirttiğim gibi, herkes herkesi bir araç, kullanılacak bir mal olarak görüyor. Çünkü bütün her şeyi tek başına karşılayabilecek vasıflara sahip tek bir devlet, grup veya topluluk bulunmamakta. Bunun için aralarından en güçlüsü kendini araç olarak gören birinden önce davranacak, ondan yararlandıktan sonra oyun dışı edecek. Büyük balık, küçük balık meselesi...

“DÖN BABAM DÖN” AKP ... YA DA “YÜRÜ KİM TUTAR SENİ” AKP...

Tezkere geçecek, geçmeyecek tartışması sürerken, tezkere ışık hızıyla meclisten geçti. Herkes “İşte şimdi oldu, AKP ciddi galiba!” ya da “Bu işin altında büyük bir iş dönüyor!” gibi düşüncelere kapıldı. Bunlar boyacı medyanın pençesindeki, elleri kolları bağlı zavallı milletin boş düşünceleriydi. Düşünmemesiyle (fikirsizliğiyle) eleştirilen Türk ulusunun artık durumuna kafa yorup beklemekten başka yapabilecek bir şeyi yok.
Size bir şeyi anımsatıyordur ister istemez, milli egemenliğin benimsenmediği düzenler gelmiyor mu aklınıza. Örneğin... Osmanlı Devleti!.. Belki de Nazi Almanyası!..
Osmanlı Devleti'nin hoşgörüsü yadsınamaz tabii ki halk karşısında...

Farklı 29 Ekimler

Yarın Cumhuriyet Bayramı...

Bazen düşünür insan, geçmişte, bugün ne durumdaydım diye...

Ülke de bir organizmadır, özellikle ulus devletler...

Ülkenin de düşünecek bir geçmişi, atlattığı badireleri vardır.

Geçmişten ders almak gerek denir, bir de eklenir Türk milleti başına gelmeden akıllanmıyor!

Başına gelince çok mu akıllanıyor!!

84 yıl önce bugün;

Vatan büyük bir savaş atlatmış. Halk bitap düşmüş. Yeni bir devlet yükseliyor, yeniden inşa ediliyor Paşa'nın ellerinde. Yoktan var ediliyor. İnkılaplar art arda, takip etmekte bile zorlanılıyor. İkileme düşülüyor bazen, ama düşününce, işin ucunda Mustafa Kemal'in olduğunu, gözler yumuluyor sarılınıyor bütün yeniliklere. İşte bu bir ulusun en çok yeniliklere açık olduğu zamandır. Çünkü Ulu Önder güvenlerini kazanmıştır halkının.