Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Türk Silahlı Kuvvetleri’yle Psikolojik Harbi

Yazıcı-dostu sürümSend by emailPDF

 

 

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN TASFİYESİ
 
 
2003 yılından beri Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik nicelik ve nitelik olarak sürekli artan bir karalama kampanyasının devam ettiğini görmemek körlük gerektirir.
 
Yine NATO’nun üyesi olan ülkemiz Türk Silahlı Kuvvetleri’nin “GİZLİ” , “ÇOK GİZLİ”  belgelerinin medyaya servis edildiğini görmemek de bir gaflettir.
 
Ve maalesef yine bu belgelerine sahip çıkamayan, bir Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Genelkurmay Karargahı’nın olduğu da artık gün gibi aşikar.
 
Bu gizli, çok gizli belgelerin elden ele hatta medyada dolaşmasına bakılırsa, ülkemizin getirildiği nokta Cumhuriyete bağlı olanların daha bilinçli olması gerektiğini bir kez daha kendilerine hatırlatmalıdır.
 
Ülkemiz içerden ve dışardan ciddi bir yıpratılma içerisinde.
 
İster bunu demokrasi mavallarıyla yutturun, ister AB giriş süreci, ister NATO üyeliğinden kaynaklı deyiniz; herkesin, Genelkurmaylık dahil olmak üzere kendine dönüp bakmaları zamanıdır.
 
Hukuksuzluğun bir adabının olduğu tarih bize öğretmiştir. Hukuk güçler tarafından yaratılır.
Güç olmaktan çıkmışsanız başkalarının sizler adına yarattığı hukuktan nasiplenirsiniz.
 
AKP’nin kahraman bir “demokrasi”  partisi olarak  Türk tarihine yazdıracak olanların başta Türk Silahlı Kuvvetleri’nin “kiminkiler” olduğu bilinmeyen ama “bizimkiler olmadığı tescilli” içindekiler ve onların eksiklikleri olduğu gözler önündedir.
 
Ve yine AKP hükümetinin zafer üzerine zafer kazanmasının bilerek müsebbibi olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin “içindekilerden” bazıları olmuştur. Psikolojik harp üzerine uzmanlaşmış bir TSK’nın  sanki kurmayları, TSK'ya yönelik olarak bir psikolojik savaşa gönüllü destek olmaktadırlar hatta görev almaktadırlar izlenimi vermektedir.
 
Devletin bölünmez bütünlüğünü, Cumhuriyeti korumakla, güvenliği sağlamakla görevli Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kendi kendini karalayan bu uygulamalarında kasıt aramamak aymazlığın ta kendisidir.
 
Ne demokrasi adına, Ne hukuk adına, Ne Türk Halkı ne de Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası için kabul edilmez bir süreçtir.
 
(...)
 
Türk Silahlı Kuvvetleriyle simgeleşen ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİNİN, bulunduğu stratejik konumda yeni dünya düzeninde bir güç ve irade olmaktan çıkarılmak çabasından başka bir şey olmadığı da artık görülmelidir.
 
Türk Silahlı Kuvvetleri gereken soruşturmaları derhal başlatmalı, HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ ilkesiyle hareket ederek, Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışır güven veren bir ordu hüviyetini korumalıdır.
 
 
Ne şeriat, Ne darbe!
 
TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE!
 
 
 
 
 
Erdinç AYDIN
 
erdinc.aydin@politikadergisi.com
 
Not:  Yazmaya ara verme kararımın ardından, tekrar yazmak ülkemin sorunlarına duyarlı bir vatandaş olmanın dayattığı bir sorumluluk algısındandır.
 

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
Doğrulama
Dikkat: Sitemize üye olan takipçiler "Doğrulama" uygulamasından muaftır.