Skip to main content

Haziran 2008

Hırsızın Hiç mi Suçu Yok?

 

   Çok partili sisteme geçişin ulusal dinamiklerle değil dış baskılarla gerçekleştiği ülkemizde, demokrasi hep yaralı olmuştur; darbe olsa da, olmasa da… Bu sancılı süreçlerde bir de hukuk sınırları zorlanarak, antidemokratik uygulamalara gidilerek omurgasız bir demokrasi oluşturulmaya çalışılırsa işte o zaman hepten yanmışız demektir.

   Bunlara neden girdim? 27 Mayıs’ı eğer dramatik bir sahne olarak algılamayacaksak, arka planını göreceksek bunların hepsini hesaba katmamız gerekir.

Araba

 

    Art arda gelen benzin zamlarıyla ve benzini en pahalı alan dünya vatandaşlarından biri olmanın verdiği ayrıcalıkla, öyle bir önsezi geliştirdim ki benzin ya da zam kelimelerini, televizyon açık olmasa da hissedebiliyor, nerede ve ne durumda olursam olayım sancılı bir bel ağrısıyla ayağa fırlayıp, televizyon kumandasını alıp kanalları dolaşmaya başlıyorum.

   Öyle bir sancı ki bu, geldiğinde tanıyorum artık:

    "Benzine Yine Zam Yapıldı!"

Türkiye Tarihi'ne Kısa Bir Tur -2-

 

   Efendim, kaldığımız yerden devam edelim; geçen sayımızda Türkiye tarihinde geziyorken, 28 Şubat sonrası süreçte kalmıştık.

   28 Şubat ile beraber; kapatılan Refah Partisi, yasaklanan siyasiler, eğitim üzerinde alınan tedbirleri yaşadık. 8 yıllık kesintisiz eğitim kararı ile, “karşı devrimin arka bahçeleri” olarak anılan “İmam Hatip” liselerindeki sürece el konulmuştu. Bu durum, karşı devrim cephesinde kısa bir şok etkisi yaratmıştı. Gitgide pervasızlaşan “Siyasal İslamcılar” Sincan’da tankların yürümesiyle, seslerini kesmişti.

Slogan

 

   Slogan, sözlük anlamı olarak, “bir düşünceyi kolay hatırlanıp tekrarlanabilir bir biçimde ifade eden kısa, çarpıcı söz”dür. Grupların veya kurumların genel amaçlarını aktarma niteliği taşıyan bu sözler, ülkemizde sola atfedilen bir kavram olsa da her türden grubun ister istemez kullandığı bir araçtır.

İnsanlığın Teminatı ABD

 

   Doksanlı yıllara kadar, dünya, iki kutuplu kontrolün elinde kerhen yaşamaya çalışmış ve bu durumdan çok da rahatsız olmuş görünüyordu. SSCB’nin dağılması ile birlikte, birçok ülke komünizm tehdidinden kurtulmuş ve bu ülkelerin gerçek demokrasiyi tanıma imkanı olmuştur.  Tabii, bu süreçte insanlığın ve demokrasinin teminatı ABD’yi unutmamak gerekir ki ABD bu uğurda en çok mücadele eden ülkedir. Yeri geldiğinde, okyanusları aşarak demokrasinin ve insanca yaşamın yayılması için müdahaleler yapmıştır. Bütün bu fedakârlıkları yapan ABD’ye karşı bir takım topluluklar art niyetli tavırlarından taviz vermemişlerdir.

SSGSS: Ekim'de Sinemalarda

 

   30 Nisan’a kadar bir telaştır gidiyordu; sosyal güvenlik kurumlarının kapı önlerinde bitmek bilmeyen uzun kuyruklar, toplumun her kesimini saran bir emeklilik endişesi. Peki, niye bu endişe? Tüm çocuklar ücretsiz tedavi olacakmış, tüm sosyal güvenlik kurumları birleşecekmiş ve herkese "eşit" sağlık hizmeti verilecekmiş...

Habermas ve İdeoloji Olarak Teknik ve Bilim

 

   Jurgen Habermas, “İdeoloji Olarak Teknik ve Bilim” adlı yapıtında sosyal değişmeyle ilgili çözümlemeler yaptı. Bu çözümlemelerinde Max Weber, Karl Marx, Marcuse gibi sosyologların görüşlerinden yola çıkarak deneysel ve sistemli görüşler ortaya koymuştur.

   Habermas, sosyal değişmeyle ilgili görüşlerini daha çok “rasyonelleşme” ve “modernlik” gibi kavramlar üzerine inşa etmiştir.

Misak-ı İktisadi ya da Atatürk'ün Hayallerine Ne Oldu?

 

   Mustafa Kemal Atatürk, İzmir İktisat Kongresi’ndeki konuşmasında şunları söylemişti:

   “Hâkimiyet-i milliye, hâkimiyet-i iktisadiye ile sağlamlaştırılmalıdır. Siyasi ve askeri zafer ne kadar büyük olursa olsun, iktisadi zaferlerle sağlamlaştırılmazsa elde edilen netice kalıcı olamaz. Tanzimat devrinden sonra yabancı sermayesi önemli bir konuma sahipti, devlet ve hükümet yabancı sermayesinin jandarmalığından başka bir şey yapmamıştır. Her yeni millet gibi Türkiye de buna müsaade edemez. Burasını esir ülkesi yaptırmayız."

Vukuat Var

 

   Saat gecenin 3’ü. Yine sanki uyumamaya yemin etmişçesine oturuyorum. Televizyona bakıyorum, olmuyor. Sağa dönüyorum, olmuyor; sola dönüyorum, olmuyor. En sonunda, aklıma sabah okumaya başlayıp da bitiremediğim gazetem geliyor. Alıyorum elime ve kaldığım yerden okumaya devam ediyorum.

Avrasya Doğalgaz Savaşları ve Türkiye -1-

 

   8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal: “Benim memurum işini bilir.”

   9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel: “Dün dündür, bugün bugündür.”