Şubat 2008

Çözüm Bu Değil!

Yazar: 
Yamaç Kona

Türbana izin çıktı. Ülkenin her yanında tepkiler çığ gibi büyüdü. Çarşaflar yakıldı, protestolar yapıldı. Bunu yapmak, gidişatı medyanın yüzüne vurmak hakkımız! Ama peki bizi rahatlatmaktan başka ne işe yarar? Türbanlıların, çarşaflıların doğruyu görmesini, zincirleri kırmasını sağlar mı? Biz benimsemiş olduğumuz Atatürk ideolojisinden dolayı hep demokrasinin kötü emellere alet edilmesine kızdık. Hep karşı çıktık; haklıydık! Peki ilk meclis kurulduğunda demokrasi var mıydı? Şartlar demokrasinin uygulanmasına elvermiyordu. Hilafet ve saltanat yanlıları fırsat kolluyordu.

Türban Konusundaki Saptırmalar ve Kendimizce Gerçekler

 

Bugün kısmetse türban konusundaki son yazımı yazıyorum demeyi çok isterdim; fakat yaşananları göz önünde tuttuğumuzda türban meselesiyle daha çok ilgileneceğiz gibi gözüküyor. Benim iddiam türbanın her yönüyle ve her kesimce saptırılan bir obje olduğudur ve bu doğrultuda da yazımdaki amaç, türban konusundaki saptırmalara işaret ederek türbana objektif bir anlam yüklemektir.

Türban konusundaki saptırmaları maddeler halinde sıralayarak amacıma ulaşmayı hedefliyorum ve siz değerli okuyuculardan da her maddeden sonra objektif bir tutumla düşünmenizi istiyorum.

Demagojinin Yıldızları

Birkaç ay evvel billboardlar, üç büyük demokrasi(!) yıldızının resmiyle şenlenmişti.

 

Kimdi bunlar?

 

Odunu vekil seçtiren, dilerse halifeliği bile getirtecek olan çok partili dönem Türkiye’sinin (ya da küçük Amerika) başbakanı Adnan Menderes…